2005, 20 EKİM, HÜRRİYET ÇUKUROVA

2005, 20 EKİM, HÜRRİYET ÇUKUROVA

Erol Makzume

Patricia Muradi

Onlarca insanı istihdam eden,her dakikası dolu dolu programlanmış, söyledikleri çalişanları tarafından kanun kabul edilen ,devamlı meşgul , ve yapacak işleri, yerine getirmesi gereken sözleri, bulunmak durumunda olduğu toplantıları ,gitmesi gereken seyahatleri olan,kısacası gücün koltuğunda oturan, işi gücü başından aşkın bir insanın, birde sanatla ilgileniyor olması, hatta ilgilenmekten öte değerli zamanını harcayıp taş üstüne taş koymaya çalışmasından her zaman etkilenmişimdir.
Sanat değersiz bir konu olduğundan değil tabii. Böyle hassas bir konuda fikirleri sürmenin haddimi aşmak olacağını düşünüyorum.
Ancak olmayan zamanin yaratilmasi ve, buda bir yana belli bir konu üzerinde uzmanlaşilmiş olmasi beni asıl etkileyen.
Sayın Erol Makzume den söz ediyorum. Onun bölgemizde denizcilik sektöründe önemli bir konuma sahip bir gemi acentesinin sahibi olması yanında birde sanat ile ugraştigini duymak beni şaşırtmamıştı önceleri. İş adamlarının sanat ile ilgili olması zaten daha önceden bildiğimiz,duymaya alışkın olduğumuz bir konuydu.
Ancak ünlü ressam Fausto Zonaro konusunda ,dünyadaki birkaç uzmandan biri olduğunu, Zonaro ile ilgili araştırmaları ve birde kitabı olduğunu öğrenmek idi bana ilginç gelen.
Tarihe olan merakı, dünyada Kabul görmüş bir Zonaro uzmanı olması bir yana , bu ünlü ressam hakkında kitap yazacak kadar bilgi sahibi, okuyor, araştırıyor, bununla da yetinmiyor, kalkıp, gidip yerinde incelemeler yapıyor, bu ünlü ressamın ailesinden kalan bir kaç kisi ile görüşmek icin uğraşıp didiniyor.
Bunca işin, bunca sorumluluğun arasında, birde böyle bir konuda uğraş vermesi için , insanın ,bu işe gerçekten gönül vermiş olmasi gerekiyor.
Düşünsenize bu kadar meşgul ve sorumlulukları olan bir insan olacaksınız , bunları başarı ile devam ettirirken bir yandan da gidip Zonaro’ nun ailesinden bugün halen yaşıyor olan aile bireylerini araştırıp bulacak, görüşmeye ikna edeceksiniz ve onlardan bu ünlü ressam hakkında bilgi almak için uğraşacaksınız.
Üstelik bunu yaparken de bu işten hiç bir karınız olmayacak, sadece sanat adına ve sanat aşkı için bu kadar zahmete katlanacaksınız.
Bunları duyduğumda ,bir kez daha şaşırmıştım.Günümüzde , halen, para kazanmadan , herhangi bir karşılığı olmadan , sadece inandıkları ilgi duydukları bir konu için kalkıp bu kadar emek sarf eden insanların olduğunu görmek beni inanılmaz mutlu ediyor. Hele de bu uğraşıyı veren insanların bizim bölgemizden olması, yapılan işte her ne kadar emeğimiz olmasa da bize ayrı bir gurur veriyor.
Sanata yaptığınız tüm bu güzel katkılar, ve harcadığınız emek için sonsuz teşekkürler Erol Bey.
Sevgiyle kalın.